BOŞ-LuK"Bir ölümle başladı boş-luk...
25'inde büyülü bahçenin,
mahşere açılan kapısından geçti kızın.
Ölen bebeğinin peşinden, geçtiiiii..... gitti.
Geride sen kaldın !
Boş-luk.
Koşmaya başladın sonra, bir an önce yaşayıp bitirmek için hayatı.
Ama biter mi hayat?
Kalabalık yuva, iki kişilik bir eve dönüştü bir anda;
Bir"Sen", bir "Efendi".
15'inden 70'ine, kendini adadığın adam;
beyefendi değil, efendin değil;
"Efendi"
!.
-Efendi!
- Ne var Alo?
!.
İsimsiz iki kahraman gibiydiniz gözümde!
Birbirine adını hiç söylemeyen,
Kahraman olduklarını bilmeyen,
İki hayat savaşçısı;
Öldürmeyen!
Ölmeyen!
İkinci ölümle devam etti boş-luk,
Birinci boşluğun anlamını fark etmeyen ben;
İkinci boşluğu seninle birlikte hissettim!
Evinde ki ; Efendi
çok sevdiği "Allah"ına;
Acı dolu, sessiz çığlıklarıyla gitti..
O çığlıklar ki;
Kimsenin duymadığı;
Ciğerimi!
Kalbimi!
Beynimi! parçalayan;
!korkuyorum! beni yollamayın...!diyen çığlıklardı.
Ama duymazdan geldim bunları..
Hiç yaşanmamış gibi;
Çünkü; ben güçlüydüm!
Ama Sen!
Hayatımın kadını; bütün zayıflığını, ağlayışlarını, yalnızlığını güce dönüştüren
Toprak Anam..
Boşluğunla kaldın bir başına!
Hayatını adadığın kocan,
Büyütürken tükendiğin çocukların,
Hiçbiri yoktu artık!
Terk edilmişliğinle bir başına ..Sen..

Hayat savaşçıları ölümsüz değilmiş meğer.
Ölene kadar zamanımız var Annem..
Sağın solun önün arkan boş-luk biliyorum,
Sende biliyorsun.

Boş-luk......
Hatice Güneş / 2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder